Yalnızlık
Kayıplar kenti, duygular tekerlemesi,
Sayılı zaman telaşında bir bulmacayı çözememe endişesi,
Var olmamış sevgiliyi bulma çabası,
Ya da var olan sevgililer üzerinde durum değerlendirmesi.
Koca bir hiçlik yani
Belki de hep istenilen, sonrada
Bulunduğu durumdan kurtaracak bir neden aranan,
Saçma ama bir o kadar da gerçek, yalnız kalma olgusu
Tembel sevdaların esiri,
Senaryosu yazılmış bir aşkın kahramanı olmamak gibi
Soluk fırça darbesi ile çizilmiş hayatında
Neden arama teneffüsü
Kaçışların en büyüğü, en derini
Yani sorgusunun da sorgucusunun da tek olduğu tutsaklık,
Tek kişilik bir tiyatro sadece yalnızlık…
Penguen
Penguen
bana sırtını dönme
biliyorum, sana benziyorum
ve içinde saklı tuttuğun yele.
Penguen
benim de içimde saklı tuttuğum
buzlu kıyılar, çığlık hatıraları
ben de senin kadar kaçkınım ve yaralı.
Kim bağışlayacak beni, penguen
çizdim senin beyaz ve narin yerini.
Bir yanım bembeyaz ışık
kör ediyor, bir yanım zehir gece
parktaki salıncağa binmeyi
beceremedim bugün ben de.
Penguen bana sırtını dönme.
Unutmadım aramızdaki beceriksiz dili.
Dünya yordu bizi. Benim de söyleyemediklerim
var. Hiç söyleyemeyeceğim onları belki de.
Uzun bir yolu geliyoruz seninle, yolu,
geldikçe anlıyorum ki, biz,
bu dünya üzerinde yürüyemiyoruz bile.
Penguen,
kim bağışlayacak beni
çizdim senin beyaz ve narin yerini
elimde unuttuğun ince metalle.